fbpx
AlmanyaFutbol

Bir Spor Bilimcisi Ne Yapar?

Bundesliga ekiplerinden Bayer Leverkusen, futbol takımını spor bilimi ışığında bir üst seviyeye çıkarmak istiyor. Peki takımın lider spor bilimcisi Dr. Malte Krüger, oyunculardan gelen bir sürü veriyi işleyerek takıma nasıl yardımcı oluyor? İşte bu sorunun cevabını bulduğumuz ve Bayer Leverkusen’in internet sitesinde ““Dr. Malte Krüger: Takım ne kadar fit?” başlığıyla yayınlanan yazıyı sizler için çevirdik.

Bu kişi, Karim Bellarabi’nin; Kevin Volland’ın ve Moussa Diaby’nin antrenmanda performanslarının üst sınırına çıkıp çıkmadığını çok iyi biliyor. Kimin kış aylarında D Vitamini seviyesinin düşük olduğunu ve kas sakatlığı riski altında kaldığını da. Ve aynı zamanda hangi oyuncunun fit olmadığını ve korunması gerektiğini takip ediyor. Dr. Malte Krüger, bir spor bilimcisi ve antrenman ekibinin en önemli yapı taşlarından biri. 

Profesyonel futbolcular antrenman başlangıcında ne kadar fit durumdalar? Kimde hafif bir hastalık var? Vücutta ağrıların bindiği noktalarda rejenerasyon ne kadar iyi gerçekleşiyor? Takımda oyuncuların gece uykusunda yeterli adrenalini alıp almadığından nasıl emin olunabilir? Bu soruların hepsinin cevabı Dr. Malte Krüger’de bulunuyor. Wuppertal’den gelen 37 yaşındaki bilim insanı, Dr. Karl-Heinrich Dittmar’ın önderliğindeki sağlık ekibinde lider spor bilimcisi olarak çalışıyor.  

Peki Bayer 04’ün sağlık ekibindeki doktorlar, fizyoterapistler, masörler ve psikiyatristler oyuncuların sağlığına 7/24 dikkat ediyorsa, takımın neden doktora sahibi bir spor bilimcisine ihtiyacı var? Bu sorunun cevabı Peter Bosz’un antrenman felsefesinde yer alıyor. Krüger’e göre “Peter Bosz kısa ve çabuk bilgiler istiyor.” Krüger ve takımı için bunun anlamı da profesyonel futbolcuların bedensel verilerini sürekli göz önünde bulundurmak ve teknik ekibe sürekli geri bildirim vermek.

Peter Bosz, 2019 yazında bir öğlen Zell’de bir göl kenarında takımla birlikte sezon öncesi antrenmanlarını sıkı ve odaklı biçimde sürdürürken, medya izlenen antrenman yönteminden epeyce şaşırmıştı. Hatta Bild gazetesi bu durumu şu manşetle başlığa taşımıştı. “Günde yalnızca bir antrenman: Peter Bosz ‘Kuvvet-Planını’ açıklıyor.” Evet, Peter Bosz takımla günde bir antrenman yapmaktan hoşlanıyor. Profesyoneller bu antrenmanlarda sınırlarını son noktaya kadar zorlar. Peter Bosz, bu felsefeyi de şöyle ifade ediyor: “Günde bir kez yüzde yüze çıkmak, iki defa yüzde 50’ye hatta 60’a çıkmaktan daha iyi.”

Kaynak: dw.com

Rejenarasyon için zaman aralığı 

Ölçüler o kadar zorlu ki, ikinci antrenman sakatlık riskini çok ciddi ölçüde arttırabilir. Bosz’un Barcelona ve Chelsea gibi Avrupa’nın dev takımlarında kullanılan antrenman mantığı, yalnızca kondisyonu arttırmıyor aynı zamanda oyunculara vakit tanıyor. Bu sayede takımın taktik, video analiz ve standart durumlar ve rejenerasyon için daha fazla zamanı oluyor. Özellikle önemli olan nokta, oyuncuların maç gününde tamamen fit durumda olmaları. Yoksa Bosz, oyuncularının antrenmanda en yüksek seviyede performans gösterdiklerini nasıl anlayabilir ki? 

İşte Dr.Malte Krüger oyuna bu noktada dahil oluyor. Sezon başında her oyuncu ortalama üç kez kalp ve böbrek testlerinden geçiyor. Bu sayede çok büyük -normal bir sporcuya göre çok daha büyük- bir kan resmi ortaya çıkıyor. Oyuncular koşu bandında suratlarında özel bir maske ile koşuyor ve bu sayede alıp verilen nefes analiz ediliyor. Vücudun oksijeni nasıl kullandığına, karbonhidrat ve yağları nasıl yaktığına dair bilgi elde edinilmesini sağlıyor. Aynı zamanda mineral değerleri ve özellikle D vitamini seviyesi çok önemli. Dr. Malte Krüger bunu “Eğer D vitamini seviyesi düşükse kas sakatlığı riski çok yüksek.” diyerek açıklıyor. Öte yandan vücudun kendisi, kas hareketleri, hareket sistemleri de analiz ediliyor. Artı dayanıklılık ve kuvvet testleri… Kandaki belirleyiciler ise futbolcunun hangi durumda olduğunu belli ediyor. 

Sezon başındaki ve devre arası sonrasındaki performans tespiti yalnızca başlangıç. Krüger her antrenmanda oyuncuların bireysel performans verilerini topluyor. Oyuncuların sırtındaki GPS vericisi bu verileri Krüger’in bilgisayarına gönderiyor. “Bir oyuncu kaç kilometre koşmuş, kaç kez depar atmış ya da zıplamış, hangi şiddetle hızlanıyor ya da yavaşlıyor, dönme hareketleri ve tempo: bunların hepsini oluşma zamanında alıyoruz ve bazen teknik ekip ile antrenman anında paylaşıyoruz. Mesela hangi oyuncu az yükleniyor ya da hangi oyuncu sakatlık riski ortaya çıkaracak bir yükle çalışıyor.” diyor Krüger. 

Oyuncuların sınırlarına çıkarak antrenman yapması dayanıklılığı ve kuvveti arttırarak oyuncunun fiziksel profilini daha iyi hale getirmeli. Dr. Malte Krüger artan antrenman ağırlığını “ Yüksek seviyedeki antrenman yükü, sınırın üstünde gelen sinyaller şu işe yarıyor. Oyuncular maçın 70. dakikasında bile daha fazla oksijene ve güce sahip oluyorlar ki bu da maçta yapabilecekleri hata oranını azaltıyor. Bu da sportif başarı olasılığını artırıyor.” diyerek açıklıyor. Yüksek efor gerektiren bir spordan söz ettiğimiz için Krüger yedek oyunculardan da bahsediyor. “Onlar da hafta içerisinde sanki maça çıkacakmış gibi antrenman yapıyor. Fakat cumartesi günü sahaya çıkmadıklarında o günkü antrenman yükleri eksik kalıyor. Maçtan doğan bu yük eksikliğini de antrenmanlarda kısmen eşitlemeye çalışıyoruz.” Amaç, yedek oyuncuların da aynı ritimde ve ağırlıkta antrenman yapmaları ve devamında rejenerasyon periyoduna girmeleri. 

Alman Spor Yüksekokulu ile işbirliği

Peki performans takibi yapmayı, oyunları bu kadar iyi ölçmeyi ve bireysel antrenmanları yönlendirmeyi kim, nerede öğrenebilir? Tabii ki Köln’deki Alman Spor Yüksekokulunda. Malte Krüger, aynı okulda antrenman bilimi ve spor için bilgisayar bilimi okuduktan sonra doktorasını da bu alanda yaptı ve ilk kez 2009 yılında Bayer 04’ün profesyonelleri ile iletişime geçti. Bayer 04 ekibi, zaten yıllardır Spor Yüksekokulu ile işbirliği halinde ve bilim insanlarının bilgilerinden faydalanıyor. Dr. Krüger, 2019 senesinde Bayer Leverkusen’de göreve başladığında takım ve Alman Spor Yüksekokulu arasındaki işbirliğinin de başına geçti.

Kaynak: bayer04.de

Peki bir spor bilimcisinin bir günü nasıl geçiyor? Krüger, antrenman başlangıcından en geç iki saat önce tesislere gidiyor ve oyuncuların son performans ve iş yükü verilerine bakıyor. Daha sonra bu verileri teknik ekiple, takım doktorlarıyla ve fizyoterapistlerle paylaşıyor. Bu sayede her oyuncunun günlük antrenman yükü belirlenmiş oluyor. Dr. Krüger, antrenman esnasında da oyuncuları gözlemliyor ve önüne düşen verileri değerlendiriyor. Teknik ekip de eğer gerekliyse oyuncunun yükünü antrenman sırasında ayarlayabiliyor.   

Peki ana sorumuza geri dönelim: Oyuncular maç sonrası adrenalinle doluysa ve uykuya dalamıyorsa ne yapmaları gerekir? “Mesela soğuk odalara girebilirler. Güney Amerikalı oyuncularımız bunu pek sevmiyor. Ama bu sayede stres hormonu daha hızlı ortadan kayboluyor ve kaslarda rahatlama sağlıyor. Ve uyku da rejenerasyon için en iyi reçete.”

https://www.bayer04.de/de-de/news/bayer04/dr-malte-krueger-wie-fit-ist-die-werkself

Yazan: Axel Mörer

Çeviri ve Düzenleme: Kağan Erdoğan

Kağan ERDOĞAN

Kağan Erdoğan, 20 yaşında ve Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi. Okuma yazmayı bilmediği yaşlarda başlayan futbol merakı ve ilkokul çağında parkeye çıkmasıyla birlikte gelişen basketbol tutkusu, aklının erdiği yaşlarla birlikte spora karşı bütünsel bir sevgiye dönüştü. Sporun, başta sosyal ve ekonomik olmak üzere diğer alanlara ilişkilerini ve içerisindeki hikayeleri okumaktan keyif alıyor. Derela Spor’da çeviriler, röportajlar ve podcastler ile spora dair duygu, düşünce ve merakını aktarıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu