fbpx
FutbolÖzel Yazılar
Trend

PREMIER LİG 20. HAFTA

Premier Lig’in 20. haftasında Chelsea yedek kulübesinde değişiklik yaşanırken, Manchester United uzun süre sürdürdüğü yenilmeme serisinin sonuna geldi. Haftanın maçında ise ligdeki golsüzlük serisine son veren Liverpool kazanan taraf oldu.

GERİ DÖNÜŞ

Ligdeki son beş maçında gol atamayıp puanları bırakan Liverpool 2021’deki ilk galibiyetini alırken zirve yarışından da kopmamış oldu. Bu maç bir big six maçı olmasının yanında Liverpool’un kötü gidişe reaksiyon maçıydı. Jose Mourinho’nun üçlü savunması Liverpool’u yine zorlayabilirdi. Ancak oyun yoğunluğunun önemli ölçüde artması ve temponun yüksek seviyede korunması Liverpool için kalabalık savunmayı açmanın anahtarı oldu.

Mourinho’nun çıkarmış olduğu 11’de Liverpool’un oyun yapısını fazlasıyla zorlayacak şeyler mevcuttu. 3’lü savunma gibi gözükse de aslında bu beklerin de dahil olmasıyla 5’li bir yapıydı. Beklerin Trent ve Andrew Robertson ile üç stoperin de Liverpool’un öndeki üçlüsüyle eşlemesi, Mourinho’nun savunmada eksik kalmak istemediğinin en net göstergesiydi.

Maça Tottenham iyi başladı ve sayılmayan golü de dahil edersek ilk yarının istenildiği gibi geçtiğini söylemek mümkün. Olabildiğince az pozisyon vermeye çalıştılar ve kontra tehditleri de yeterli sayılacak seviyedeydi. Ancak ilk yarının son dakikasında gelen gol Mourinho’nun devre arası planlarını çöpe attığı gibi ikinci yarının başında gelen gol de devre arasında yapılan yeni planın çöpe gitmesine neden oldu. Bir takımın yiyebileceği en kötü dakikalarda gelen goller Tottenham’ı sarssa da Liverpool’un ikinci golünden sonra gelen gol Tottenham’ın oyunda kalmasını sağladı.

Farkın bire indiği dakikalardan sonra eşitlik sayısı için yeterli oyun yoğunluğunu sağladılar fakat Kane’in oyunda olmaması Tottenham’ın sezon başından bu yana dayanak noktası olan bölgede yetersiz kalmasına sebep oldu. Rodon’un savunmada topu ıskalaması sonrasında ise fark bir kez daha ikiye çıktı ve Tottenham’ın reaksiyon verme şansı kalmadı.

Stoper hattında mevkisi dışında sadece Henderson’ın kalması ve orta sahada ideale yakın bir yapı oluşması Liverpool’un oyun kalitesinin de artmasına imkân sağladı. Stoperdeki mevki dışı oyuncu sayısı azaldığında Liverpool’un oyun yapısının eski seviyesine yaklaşması, sorunun yapısal değil dönemsel olduğunu göstermiş oldu. Tottenham’da ise Aurier’in sakatlığı bir eksiklik yaratacak ancak Kane’in ne kadar süre ile sahalardan uzak kalacağı belirleyici nokta olacak. (Tottenham: 1 – Liverpool: 3)

ÇÖZÜM

Kevin De Bruyne’nin sakatlığının açıklanmasının ardından City hücumunda bazı değişiklilerin olması muhtemeldi. Ancak West Brom maçında izlediğimiz gibi farklı bir deneme görmek, Guardiola’nın şampiyon olduğu döneme döndüğünün en net göstergelerindendi. De Bruyne’nin yokluğunu orta sahadan biriyle ikame etmek yerine Cancelo’yu farklı bir role evirmek dahiyane bir fikir olmakla birlikte riskliydi. Bir beki daha önce olduğu gibi hücumun ana parçalarından birisi haline getirmek arkadan eksilmek demekti.

WEST BROMWICH, ENGLAND – JANUARY 26: Raheem Sterling of Manchester City celebrates after scoring his sides fifth goal with team-mates Riyad Mahrez and Joao Cancelo during the Premier League match between West Bromwich Albion and Manchester City at The Hawthorns on January 26, 2021 in West Bromwich, England. Sporting stadiums around the UK remain under strict restrictions due to the Coronavirus Pandemic as Government social distancing laws prohibit fans inside venues resulting in games being played behind closed doors. (Photo by Laurence Griffiths/Getty Images)

West Bromwich maçı için özel bir deneme gibi gözükse de aldığı verimle Guardiola’nın De Bruyne’nin yokluğunda bu sistemle devam etmesi olası gözüküyor. Cancelo’nun bir bekten ziyade yaratıcı orta saha oyuncusu gibi oynaması ve half space diye tabir edilen bölgedeki etkinliği, City’nin hücumundaki en önemli dönüşüm oldu. Bu yapının sürdürülebilirliği tartışılır ancak çıkmaza giren maçlar için ekstra bir hamle ortaya çıktı. De Bruyne’nin yokluğu City için büyük bir kayıp olacakken saha içinde yapılan taktiksel deneme City’nin galibiyet serisinin devam etmesini sağladı ve bu, şampiyonluk yolunda atılmış önemli bir adım oldu. (W.B.A.: 0 – Manchester City: 5)

YENİ BİR BAŞLANGIÇ

Frank Lampard’ın takımı düzeltememesi halinde sezonun bir yerinde kovulacağı belliydi ancak bunun tarihini kestirmek zordu. Hafta sonu F.A. Cup’ta oynanan Luton Town maçı sonrasında Lampard’ın kovulması az da olsa şaşırttı fakat bu beklenen bir şeydi. Lampard’ın Chelsea ile başladığı hikâye iyiydi ve sonrasında onu güzel devam ettirdi ama giriş bölümünde yarattığı düzen gelişme bölümünde tıkandı. Kurduğu hikâyenin ana karakter sayısı arttıkça sorunlarla baş etmekte zorlandı ve hikaye tamamlanamadan sona erdi. Thomas Tuchel’in ligin bir döneminde bir takımın başına geçeceği belliydi fakat Solskjaer’in takımı istenilen yere getirmesi ve Arteta’nın da kötü gidişe dur demesi United ve Arsenal kontenjanlarını doldurmuştu.

Tuchel’in ilk maçında üçlü orta saha düzeninden vazgeçip çift pivotlu bir yapıyı tercih etmesi, Chelsea döneminde ne yapacağına dair az da olsa işaret verse bile takımla sadece bir gün çalışmış olması yanıltıcı olabilir. Ancak Havertz’in rolünün çok daha keskin olacağı bir gerçek ve Alman oyuncunun Chelsea’nin yeni düzeninde ana rollerden birini alması pek şaşırtıcı olmayacak. (Chelsea: 0 – Wolherhampton: 0)

KISA KISA

Manchester United’ın sezon sonuna kadar yenilmeden devam etmesi zor bir ihtimaldi ve seri Sheffield karşısında sona erdi. Bu serinin iç sahadaki Sheffield maçı ile sonra ermesi şaşırtıcı olduğu kadar United’ın Solskjaer dönemi yerleşik hücumundaki sorunlardan kaynaklı olarak olağan bir şeydi. Şampiyonlar Ligi’nde elendikten sonraki dönemde United set ve kontra oyununu üst seviyede oynayamasa da her iki oyundan sonuç almayı başarmıştı. Ancak Sheffield karşısında kadro yapısının belirli ölçüde değişmesi ve üretim konusunda çaresiz kalınması bazı sorunların hâlâ var olduğunu gösterdi. Sheffield açısından ise mucizelere ihtiyaç duyulduğu sezonda beklenmedik bir galibiyet geldi. (Manchester United: 1 – Sheffield United: 2)

Everton’ın ne kadar iyi oynadığı ya da oyuna ne kadar hükmettiği artık önemsiz bir hâl almaya başlıyor. Çünkü takımın oyunu ne kadar iyi olursa olsun Pickford’ın o günkü performansı oyunun önüne geçebiliyor. Leicester maçında da bunun bir benzerini gördük. İngiliz kaleci, Tielemans’ın vuruşunu ıskalayınca takımının üç puanını baltaladı. Bu da Everton’ın ilk dört için verdiği mücadelede yara almasına sebep oldu. Leicester’da Vardy’nin yokluğunda ne yapılacağı bir soru işareteydi ve takımın hücum kalitesinin etkileneceğini bu maç fazlasıyla gösterdi. Özellikle Vardy’nin yaptığı koşuların ve açtığı alanların Perez tarafından yapılamaması Leicester’ı olumsuz etkiledi. Yine de ligdeki zorlu deplasmanlardan birinden yenilgisiz çıkılması Leicester adına maçın kazanç noktası oldu. (Everton: 1 – Leicester: 1)

Bu maç bir ay önce oynanmış olsaydı Arsenal muhtemelen bu reaksiyonu veremezdi. Ancak son maçlarda toparlanan ve sonuç almaya başlayan Arsenal’de Southampton karşısında ortaya konan oyun oldukça ümit verdi. Pepe’nin uzun bir aradan sonra etkili olması Arsenal adına ayrı bir kazanç oldu. Lacazatte’in maçın büyük bir bölümünde bağlantı rolünü iyi oynaması ve buradan asist ve goller çıkarması Arsenal adına sezonun önemli kazanımlarından bir diğeri oldu. (Southampton:1 – Arsenal:3)

Yazar: Batuhan Özokan / https://twitter.com/BatuhanOzokan

Daha fazla özel içerik için takip etmeyi unutmayın.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu