fbpx
FutbolÖzel Yazılar

PREMIER LİG 23. HAFTA

Manchester City, şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerlerken Liverpool’u ilk sıradan uzaklaştırmayı başardı. En yakın takipçisi Manchester United ise kendi kendini ateşe attı. Maç eksiğiyle farkı 5 puana çıkartan City, artık ligin en büyük şampiyonluk favorisine dönüştü ve bu noktadan sonra şampiyonluğu kaybetmeleri oldukça şaşırtıcı olur.

ADIM ADIM ŞAMPİYONLUĞA

Sezonun ortasında oynanan bir big six maçının iki takımın da kaderini belirlemesi pek olası bir şey değildi ancak hafta sonu oynanan Liverpool – Manchester City maçı bu tarzda bir maç oldu. Liverpool’un son 1-2 yıl içerisinde favori çıkmadığı belki de ilk City maçı olsa da oyun olarak maçın büyük bir bölümünde denge sağlandı. Fakat iki takımı birbirinden ayıran temel şey içinde bulundukları zihinsel yapıydı.

Her iki takımın da yaptığı hatalar sonrasında maça nasıl döndükleri bunun en net göstergesiydi. Liverpool’un neredeyse sezon başından bu yana yaşadığı stoper problemi sonrasında bu maçta en azından yeni transferlerden birisinin oynaması bekleniyordu. Ancak Klopp risk almak yerine bildiği yerden devam etmek istedi. Stoperleri orta sahalardan oluştuğunda Liverpool’un yaşadığı üretkenlik problemi doğal olarak devam etse de beklerin üretkenliği Liverpool’u şimdiye kadar bazı maçlarda kurtarmıştı. Bu maçta ise iki bekin sorunlu birer halkaya dönüşmesi, Sterling’in maç boyunca Trent’i, değişiklik sonrasında Foden’ın da Robertson’ı yıpratması Liverpool’un var olan savunma zaaflarını maksimuma çıkardı.

Oyun olarak maçın büyük bir bölümü dengeli geçse de son 20-25 dakikadaki hatalar maçın farklı bitmesine neden oldu. Hangi taktikleri uygularsanız uygulayın maç içindeki hataları başlama vuruşundan önce görmeniz mümkün değil. İyi bir kaleci, kendi bireysel yetenekleri kadar önünde oynayan stoper ve beklerin de performansıyla iyi bir kalecidir. Ancak Liverpool’un bu sene özelinde yaşadığı stoper ve defansif zafiyet Alisson’un da bu maçta hatalar yapmasına sebep olmasa da zemin hazırladı.

Sterling-Trent ve ikinci yarıdaki Foden-Robertson eşleşmeleri savunma yapan tarafın ters ayakta kalmasından kaynaklı olarak City’e avantaj sağladığı gibi ön alandaki baskı da orijinal mevkileri stoper olmayan Fabino ve Henderson’a sorun yarattı. Alisson’un da ayak kalitesine fazla güvenmesi hataları doğururken, Liverpool’un şampiyonluk şansını minimuma indirdi. İki takımdaki oyuncuların bireysel hataları maça etki etse de bundan en çok etkilenen Liverpool oldu. Dias’ın hatası sonrasında City hiçbir şey olmamış gibi devam ederken, Alisson’un ilk hatası sonrasında Liverpool geri dönülemez bir psikolojik bunalıma girdi ve sonrası da City için fazla zorlayıcı olmadı.

City’nin bu hafta itibariyle şampiyonluğu kaybetmesi oldukça zor gözüküyor. Kalan haftalarda etkili ve dominant oyundan kopmaları için hiçbir sebep yok. Liverpool için ise muhtemelen elde sadece Şampiyonlar Ligi kaldı. Oradaki sonuçtan bağımsız yaz ayları Liverpool yeni yapılanması için ilk adım olacak. Kadronun bir şampiyonluğa rağmen doymuşluğu, Liverpool’un şu anki durumunun sadece bir kısmı. Ancak küçümsenmeyecek derecede bir kısmı. Takımı yenileme ne kadar gecikirse Liverpool o kadar kötüye gidecek ve işler Klopp’un hayal ettiğinden çok daha kötü bir şekilde sona erecek. (Liverpool:1 – Manchester City: 4)

DAĞINIK

Manchester United’ın son dönemlerdeki durumunu anlatan muhtemelen en iyi maçtı. Beklenildiği gibi topu bırakan bir rakibe hücum eden United, son dönemde bu tarz savunmalara karşı ne yapması gerektiğini az çok öğrendiği için ilk yarıdan skoru aldı ve ikinci yarıda maçın United adına rahat geçmesi bekleniyordu. Fakat öyle olmadı. Üç dakika arayla gelen goller, Everton’a eşitliği sağlarken United’ın defolarını da yine gün yüzüne çıkardı. Solskjaer döneminin ligdeki en parlak dönemlerinden birisi geçiren United’da, son haftalarda elde edilen puanların aslında biraz yanıltıcı olduğu gözüküyordu ancak bunu kanıtlamak mümkün değildi. Çünkü United, sonuç alıyordu.

Sonuç alan bir takımda da ister istemez var olan sorunlar değil, maçların nasıl kazanıldığı gündem konusu oluyordu. Ancak bu maçta baskı altında United savunmasının ne kadar sorun yaşayacağını bir kez daha görmüş olduk. Lig ikincisi olmasına rağmen, eldeki stoperlerin üst sınıftan olmaması bu maçta biraz pahalıya patladı. Sonuç alan takımda savunma hataları o kadar göze batmaz ancak bu gibi maçlarda yaşanan sorunlar önceki iyi şeyleri unutturmaya yeterli olabiliyor. Bu maç bir kez daha gösterdi ki United hâlâ gerçekçi bir şampiyonluk adayı değil. Eldeki savunma hattıyla da hiçbir zaman olamayacak. Gelecek yaz tamir edilmesi gereken ilk nokta United’ın defans hattı olacağı gibi takımın şehirdeki diğer komşusuyla ne kadar rekabet edeceğini de belirlemiş olacak. (Manchester United:3 – Everton: 3)

KISA KISA

Geçtiğimiz haftaki 9-0’lık yenilgi sonrasında Southampton yine kaybetti ancak oyun olarak reaksiyon verebilmesi son derece önemliydi. Maç içinde geriye düşülmesine rağmen çabanın devam etmesi ve psikolojik olarak çöküntünün en azından çok daha az bir seviyede yaşanması Southampton’ın sezonun kalan bölümündeki durumu için son derece önemliydi.

Tuchel sonrasında Chelsea’de iki oyuncunun performansları merak konusuydu, Kai Havertz ve Timo Werner. Havertz’den henüz istenilen performans alınmasa da Werner’in rolü çok daha keskinleşti. Alman yıldız yine gol atamasa da takımı için önemli bir parça oldu. Yarattığı boşluklar, takım arkadaşlarına sağladığı fırsatlar, Werner’in Chelsea için tekrar önemli bir oyuncuya dönüşmesini sağladı ve burada aslan payı Tuchel’e ait. Lampard’ın ara sıra denese de çok fazla benimsemediği 3’lü yapı, Tuchel’in Chelsea’si için harika bir düzen oldu ve ilk maç haricinde galibiyet geldi. Tuchel’in yapıyı artık oturttuğunu söylemek mümkün olsa da Havertz ve Ziyech’in nerede konumlanacağı hâlâ büyük bir soru işareti.

Yazar: Batuhan Özokan

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu