fbpx
BasketbolÖzel Yazılar
Trend

TUTKU

Zincir Vurulmaz

Django: Unchained filminin akıllara kazınan sahnelerinden biri Calvin Candie’nin (Leonardo DiCaprio) çiftliğindeki akşam yemeği faslıdır. Söz konusu sahnede Dr. Schultz (Christoph Waltz) ve Django’yla (Jamie Foxx) yapılan köle pazarlığı esnasında ortam gerilir ve Calvin Candie’nin eli kesilir. Sonradan ortaya çıkar ki söz konusu sahnede Calvin Candie karakterinin elindeki kesik bir efekt veya makyaj eseri değildir. Zira o anlarda kesilen el, bizzat Leonardo DiCaprio’nun elidir. DiCaprio, eli kanlar içinde kalmasına rağmen karakterden çıkmamış ve rolüne devam etmiştir. Bu efsanevi sahnenin ne kadar büyük bir tutkuyla çekildiği, söz konusu gerçek ortaya çıktıktan sonra daha da somut bir şekilde anlaşılmıştır.

Hollywood’un Los Angeles Lakers taraftarı olan aktörlerinden Leonardo DiCaprio’nun bu tutkusu basketbolla özdeşleştirilince akıllara ilk olarak Kobe Bryant geliyor elbette. Bir maçta sağ omzundaki çatlağa rağmen sol elini kullanarak basket atması, sağ el bileğinde kırık varken çıkıp sol elle şut idmanı yapması ve pek tabii aşil tendonu kopmuşken serbest atış çizgisine gitmekten imtina etmemesi basit birkaç örnek. Kobe Bryant, NBA tarihinde zincir vurulmaz oyuncuların en başında geliyordu belki de. 

Tutku

Bryant’ın oyuna olan tutkusu, henüz çocukluk yıllarında kendini göstermeye başlamıştı. Konu hakkında Kobe’nin babası Joe Bryant’ın İtalya’da oynadığı yıllardaki takım arkadaşlarından Leon Douglas’a ait şu açıklama son derece açıklayıcı:

“Bir seferinde Kobe bize derin anlamı olan bir açıklamada bulundu. Dedi ki; ‘Büyüdüğümde hepinize bu oyun nasıl oynanır göstereceğim.’ Çok büyük bir oyuncu olacağı açıklamasında bulunmuştu. Bu, çok küçük yaşta zihnine aşılanmış bir düşünceydi.”

(KAZANMAYA ODAKLI BİR KARAKTER: KOBE BRYANT, LAZENBY S.108)

Henüz küçük yaşlarda bu tutkuya sahip olan, kaset kaset NBA maçı izleyen ve bir gün Michael Jordan, Magic Johnson gibi olmayı hayal eden bir çocuk için bile fazla iddialı sözler. Günde dokuz saate varan idmanları ve her fırsatta vuku bulan rekabetçiliği, kazanma arzusunun somut tezahürlerinden ibaret.  Senelerce bu arzuyla yoğrulan zihni, önünde sonunda sahada katil içgüdüsüyle hareket eden bir süper yıldızın ortaya çıkmasını sağlıyor.

Uzlaşmaz

Kobe’nin basketbola karşı bu obsesiflik seviyesine varan tutkusu, özellikle kariyerinin başı itibarıyla içinde bulunduğu Lakers takımları adına büyük sorunlar yaratabiliyor. Kobe’nin takım arkadaşlarıyla bilhassa saha dışındaki iletişimi adeta Rezervuar Köpekleri’ndeki ekip çalışmasının bir yansımasını gözler önüne seriyor. 1994 yapımı filmde birbirinin isimlerini dahi bilmeyen bir grup adam, planlı bir soygun için bir araya geliyor. En ufak bir aksilikte ortalık birbirine giriyor ve etraf her Tarantino filminde olduğu gibi kan gölüne dönüyor.

Kobe’nin gençliğindeki Lakers idmanlarından hatıratlar kulaklarımda ve gözümde canlanmıyor değil. 1996’da başlayan Kobe-Shaq birlikteliği -ve gerginliği- 2004’te bitene kadar dönemin spor medyasının en büyük malzemelerinden biri olmaya devam ediyor. İletişim kopukluğu, anlaşmazlıklar, büyük egolar… Fakat beraber 3 şampiyonluğa uzanan bu ikiliden Shaquille O’Neal, Kobe’yle olan birlikteliklerinin tarihin en iyisi olmasının nedenini şöyle açıklıyor: “Bizi özel kılan, saha dışında yaşadıklarımızın hiçbir şekilde sahaya olumsuz yansımaması ve birbirimizi parkede en iyi tamamlayan ikili olmamzdı.” Öyle ya Kobe, daha katil içgüdülerini ‘Black Mamba’ takma adıyla tanımlamadan önce de bir ‘şampiyondu’.

Katil

Black Mamba efsanesinin, yani katil içgüdülerinin doğuşu için yine Quentin Tarantino evrenini ziyaret etmemiz gerekiyor. Kobe, Tarantino’nun sinema tarihine imzasını attığı Kill Bill serisinden fazlasıyla etkilenmiş. 2003 yılında gösterime giren ilk filmin ardından Black Mamba takma adını hayranlıkla benimseyen Kobe, sahadaki karakterini katil bir yılan gibi tanımlıyor ve öfke dolu sekiz numaraya dönüşüyor. Bryant, söz konusu alt kişiliğinin görevini şöyle tanımlıyor:

“Kobe’nin görevi, kişisel meydan okumalarla uğraşmaktı. Black Mamba ise çıkar ve işini yapardı: Sahaya adım atan herkesi yok etmek.”

Kobe Bryant, Black Mamba hakkında.

Kill Bill serisi, 20 seneyi parke üstünde geçiren bir katilin kariyer özeti gibi aslında. 2003 ve 2004 yılında gösterime giren filmlerde, düğününde Bill (David Carradine) tarafından vurulup daha sonra çocuğu kaçırılan Beatrix Kiddo’nun (Uma Thurman) azılı bir katil olarak intikam peşinde koşuşu konu ediliyor. Bill’e ulaşma yolunda karşısına çıkan tüm engelleri ezip geçen Kiddo, amacına ulaştığında kurbanına acımıyor. Aynı Kobe Bryant’ın kariyeri boyunca yaptığı gibi.

2000’lerin başında gelen 3 şampiyonluğun ardından 2003 yazıyla beraber bir sürüncemeye giren Kobe de daha sonra önüne çıkanı katletmek isteyen aç bir katil yılanmışçasına dönüşüm geçiriyor. 2008 NBA Final serisinin altıncı maçında ezeli rakibi Boston Celtics’e 131-92 gibi ezici bir skorla yenilerek sahadan ayrılan Lakers, intikam isteyen katil yılanıyla beraber sonraki iki sezonu şampiyon olarak tamamlıyor. 2010 finallerinde Celtics’ten rövanşı alan Black Mamba, olaylı bir şekilde takım arkadaşlığını sonlandırdığı Shaquille O’Neal’ı da şampiyonluk sayısında geride bırakmış oluyor.

Sonrası…

Katil içgüdüsüyle zaferlere uzanan ve her zaman en iyi olmak için çabalayan Kobe Bryant, kendinden sonra gelenlere yalnızca parke üzerinde yaptıklarıyla ilham olmadı. Basketbolu bırakmasının ardından sürdüğü hayatta Kobe Bryant insanlara şunu gösteriyordu; o, sadece basketbolda değil, yaptığı her işte en iyi olmak isteyen bir karakterdi. Bryant, basketbol sonrası yaptığı işlerin de başarıya ulaşması konusunda şunları söylüyor: “Bu, yatırımcı olarak bir kazanan şirket kurmak gibi. Çünkü ben büyürken her zaman oyunu kazandıran şutu sokmak istemişimdir.”

Maçın bitimine 5 saniye.

Top ellerimde.

5… 4… 3… 2… 1

Seni her zaman seveceğim.

Kobe.

Dear Basketball, kobe bryant

Parke üzerindeki zihniyetinden zerre ödün vermeyen Kobe Bryant, birçok sporcuya emeklilik sonrası hayatları için de ilham oluyordu. Zira Bryant’ın imza attığı ilkler, emekliliği sonrasında da devam ediyordu. Kobe’yi Quentin Tarantino evreni çevresinde anmamın nedeni yalnızca ona lakabını veren Kill Bill filminden, zincir vurulamaz kişiliğinden veya Rezervuar Köpekleri’ndeki uzlaşmaz karakterlerin özelliklerini yansıtmasından ileri gelmiyor. Öyle ki Kobe Bryant’ın sanat dünyası açısından Tarantino efsanesiyle ortak özellikleri Quentin evrenindeki karakterlerle sınırlı değil. O, hayatını anlatan kısa film ‘Dear Basketball’ ile Akademi tarafından Oscar ödülüne layık görülmüş ve aynı Tarantino gibi sinema tarihine geçmiş bir efsane. Kobe Bryant’ı saha içinde ‘çok yönlü’ bir oyuncu olarak tanımlayamazdık belki ama ne kadar yönlü bir insan olduğunu kariyeri bittikten sonra anladık.

FREDERIC J. BROWN/AFP/Getty Images
Veda!

Kısacası Kobe Bryant; tutkusu, katil içgüdüsü, hırsı, azmi ve kazanan yapısıyla kendi evrenini yazdı, yönetti ve oynadı. O eşsiz film yarıda kaldı belki. Başrolüne kızı Gianna’yı koyacağı ve yardımcı oyuncu rolüne soyunacağı gelecek, bir bilinmezlikten ibaret artık. Ama eserin yayınlanan kısmı; ince eleyip sık dokunarak işlenen, efsanevi oyunculuklarla bezenen epik bir film serisinin ilk birkaç parçası misali akıllara kazındı. Kobe Bryant, yazıp yönettiği filmde özlem ve acının, izleyicinin hislerinde vuku bulmasına asla izin vermemişti. Basketbola olan tutkusundan ötürü kah ailesine, kah normal bir yaşantıya özlem duyan hep o olmuştu. Dear Basketball şiirinde de dediği gibi, acılara hep vücudu dayanmıştı. Biz izleyenler ise onun yarattığı evrenin büyüsünde kaybolup, efsanesini örnek alan şanslı kesimdik. Ta ki bir sene öncesine kadar…

Yazdığı eser, kusursuz yönetmenliği ve eşsiz oyunculuğu… Bir Zamanlar Hollywood’da Black Mamba efsanesi vardı: Tutkulu, öfkeli, arzulu, hırslı ve çalışkan bir katilin efsanesi… O efsane, bir sene önce aramızdan ayrıldı. Eserlerini sonsuzluğa miras bırakarak!..

Kutluhan KOCADAĞ

Kutluhan Kocadağ, 23 yaşında. Başta basketbol olmak üzere farklı spor branşlarıyla ilgilenmekten, sinemadan ve seyahat etmekten keyif alıyor. Derela Spor’da birçok farklı spor dalıyla ilgili haberler ve çeviriler kaleme alıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu