fbpx
BasketbolÖzel Yazılar

UZUNLAR VE KISALAR #6

NBA’de ilk 40 günlük süreç geride kaldı. Geçtiğimiz hafta içiyle beraber kimi oyuncu form durumuyla öne çıkarken, kimi takım kötü gidişatıyla hayranlarını endişeye sürükledi. Bunlarla beraber biz taraftarlar adına sezonun en eğlenceli etkinliklerinden olan All-Star oylaması da başladı.

Ben de bugün yine ligden 3 uzun ve 2 kısayla beraber haftanın koçunu seçeceğim ve geçtiğimiz bir haftalık sürecin kendimce öne çıkanlarını değerlendirmeye çalışacağım.

LeBron James-Los Angeles Lakers

“Ben bir hayaleti kovalıyorum.” LeBron James ne zaman efsanevi bir performans sergilese, bir rekor kırsa veya bir başarıya ulaşsa bu cümle akıllara geliyor. LeBron’un, kovaladığı Jordan hayaletine geçtiğimiz aylarda başardıklarıyla iyice yaklaştığını düşünenlerin sayısı az değildi. Nitekim LeBron da böyle düşünüyor olsa gerek, hız kesmeden söz konusu hayaleti kovalamaya devam ediyor. Öyle ya, bu sezona başlarken herkes LeBron, Anthony Davis ve dolayısıyla Lakers’ın sezon arası sürecin de kısa olmasının etkisiyle lige ikinci viteste gireceğini düşünüyordu. Davis ve takım genelinde Lakers için bunu söylemek mümkün ancak tek bir maç dahi kaçırmadan yoluna devam eden LeBron James için bu sözleri sarf etmek imkansız. Michael Jordan, 35 yaşında kazandığı MVP ödülüyle NBA tarihinin en yaşlı MVP’si konumunda. 36 yaşında ligde 18. sezonunu geçiren James, anladığım kadarıyla kovaladığı hayalete bir adım daha yaklaşmanın yolunu bulmuş gibi. Onu bu kovalamaca içinde, 18. Sezonunda MVP olma yolunda izlemek son derece keyifli.

LeBron James, ilk 21 maçın tamamını 15+ sayı, 5+ ribaund ve 5+ asist yaparak tamamladı.

Bam Adebayo-Miami Heat

Miami Heat denince bu sezon istikrar kelimesini aynı cümlede telaffuz edebileceğimiz tek isim Bam Adebayo sanırım. Hoş onun da Covid protokollerine yenik düştüğü ve kaçırdığı maçlar oldu ancak en azından sahada olduğu süreçte beklentileri karşılayan yegane isim kendisiydi. Ancak Miami’nin sezon başı itibariyle mücbir sebeplerden ötürü yaşadığı istikrarsızlık, onları Play-off resminin dışında tutar vaziyette. Son finalist, ilk 19 maçına 14 farklı ilk beşle çıkmak durumunda kaldı. Eksiklerin de istikrarsızca değiştiği Miami’de, oynanan son Kings maçına başlayan ilk beş, bu sezon o maçtan evvel yalnızca 2 dakika birlikte oynamıştı. Hal böyle olunca Eric Spoelstra’nın öğrencilerinden olumlu bir seri yakalamaları beklenemezdi zannımca. Sağlık problemlerinin geçmesi ve kadronun elle tutulur hale gelmesiyle beraber ritim bulacağını düşündüğüm Heat, sezonun ilk kısmını büyük sürüncemeyle geçen takımlardan biri oldu.

2019-20 Miami Heat hücum reytingi: 111.9, 7. sıra.

2020-21 Miami Heat hücum reytingi: 105.5, 26. sıra.

Damian Lillard-Portland Trail-Blazers

Big 3 kavramının içini tam doldurmuyor olsa da Portland inşasının temelindeki üç büyük isim: Damian Lillard, CJ Mccollum ve Jusuf Nurkic. Blazers bir süredir bu üç büyük ismin ikisinden yoksun durumda. Buna rağmen Anfernee Simons ve Gary Trent’ten istikrarlı olarak katkı alan Portland’ın asıl sıkıntısı sezon arası dönemde yatırım yaptıkları savunma tarafında. Nurkic’in eksikliği de aslında tam bu noktada ortaya çıkıyor. Zira Nurkic oynadığı 12 maçta rakiplerinin attığı ortalama 11.8 şutu savunurken bu şutların isabet oranı %45.4’te kaldı. Ancak Nurkic’in ikamesi olan oyuncunun savunduğu 11.1 şutun %55.3’ü basket oldu.

Savunma konusunda Blazers’ın yaşadığı sıkıntıların bir diğer kaynağıysa sezona hiç beklenen başlangıcı yapamayan Robert Covington desek yanlış olmaz. Zira savunma sertliği konusunda takıma karakter kazandırması beklenen oyuncu, ne savunmada ne de hücumda beklenen katkıyı sunabilmiş değil. Hal böyle olunca hücumun sırtına binen yükün taşınabildiği kadarıyla galibiyetler geliyor. Geçen sezon gibi bu sezon da zaman geçtikçe ve elbette sakatlar iyileştikçe ritim bulacağını düşündüğüm Blazers, Lillard resitali izlemek isteyenler için şu sıralar büyük fırsat.

Robert Covington’ın bazı sezon ortalamaları: 30.3 dakika, 6.6 sayı, 1.9 asist, 5.3 ribaund, %28.0 3FG, %31.6 FG.

Kristaps Porzingis-Dallas Mavericks

Bundan yaklaşık 3 sene önce Porzingis’i Mavericks’e gönderen takas yapıldığında herkes söz konusu takasın tartışmasız şekilde Dallas’ın karına olduğunu söylüyordu. Bu görüş, haksız da değildi ki hala da tersi durum ortaya çıkmış değil. Fakat eğer Porzee ve Dallas böyle devam ederse 2021 draft hakkı, New York’un hiç de ummadığı bir yerden oyuncu seçmesini sağlayabilir. Alınan üst üste 5 mağlubiyetle Batı’da 13. Sıraya saplanan Mavs, Letonyalı uzunuyla beraber Luka Doncic’in üzerinden yük alamıyor. Durum böyle olunca MVP kalibresinde sezon geçiren Luka’nın yer yer sahada kafasını eğdiğini, bazı anlarda normalden fazla ve fevri reaksiyonlar verdiğini ve açık açık mutsuz olduğunu gözlemliyoruz. Geçtiğimiz sezon alametifarikası olan neredeyse tüm detaylarda geri giden Mavs için önlerindeki 10 maçlık fikstür bir fırsat ve toparlanma şansı olabilir. Aksi takdirde bundan 20 gün sonra bu satırlar Teksas ekibi için çok daha acı senaryolarla dolabilir.

Dallas Mavericks: 8-12, Batı Konferansı 13. sıra.

Marvin Bagley III-Sacramento Kings

Makus talihinden kurtulamayan Kings’in makus talihinden kurtulamayan uzunu. Geçtiğimiz sezon yalnızca 13 maça çıkabilen Bagley, kendisinden geçtiğimiz sezon göstermesi beklenen gelişimi bu sezon yavaş yavaş göstermeye başladı. Yaz aylarını Tyrese Halliburton dışında olumlu bir hamle yapamadan kapayan Kings’te Bagley, hem Fox hem Halliburton açısından daha verimli bir uzun olmaya başlıyor. Bagley ilk sezonunda çıktığı 62 maçta toplam 96 üçlük denemiş ve 30 isabet bulmuştu. Bu sezon şu ana kadar 19 maça çıkan Bagley, 54 üçlük denedi ve 20 isabet buldu. Bu sayıların da üzerine çıkması gereken oyuncu, en azından şu an için Richaun Holmes’la aynı anda sahada olduğu beşlerde alan paylaşımına katkı sağlayacak kadar boyalı alanı boş bırakabiliyor. Kings adına birçok olumsuzluk sayabiliriz ancak o olumsuzluklardan biri mi olacak acaba denen Bagley’nin en azından şu an için o isimlerin arasından sıyrıldığı açık.

Marvin Bagley’nin İlk iki sezonunda üç sayı yüzdeleri sırasıyla: %31.3, %18.2.

Bu sezonki üç sayı yüzdesi: %37.0

Quinn Snyder-Utah Jazz

Dün akşam alınan Denver Nuggets mağlubiyeti yazının bu kısmını Snyder’a ayırmamı engelleyemedi. Bu sezon bambaşka bir yapıyla karşımıza çıkan Jazz, NBA’in en çok üçlük kullanan ve sayılarını üç sayı çizgisinin gerisinden bulan iki takımından biri. Fakat bunu yaparken listedeki bir diğer takım Raptors’tan daha nitelikli şutlar kullandıklarını söylemek yanlış olmaz. Geçtiğimiz senelerde gördüğümüz Houston Rockets modelinden de tamamen farklı bir yol izleyen Snyder, izolasyon temelli basketbol yerine topun ve oyuncuların temposunun yüksek olduğu bir yarı saha hücum sistemi sunuyor. İzlemesi son derece keyifli bu 3 sayı takımı, dün gece Nuggets’a kaybetmeden önce 9 galibiyet üst üste almıştı.

Kutluhan KOCADAĞ

Kutluhan Kocadağ, 23 yaşında. Başta basketbol olmak üzere farklı spor branşlarıyla ilgilenmekten, sinemadan ve seyahat etmekten keyif alıyor. Derela Spor’da birçok farklı spor dalıyla ilgili haberler ve çeviriler kaleme alıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu